Arda Turan’dan Sert Açıklamalar

A Milli Takımın ve Türkiye'nin gururu Arda Turan, verdiği özel röportajında Fatih Terim'in kendisini milli takıma çağırmamasını yorumladı.

Arda Turan’dan Sert Açıklamalar
Bu içerik 2825 kez okundu.

Türkiye’nin yıldız futbolcusu Arda Turan Milli formaya her türlü hizmet edeceğini ifade edip teknik direktör Fatih Terim'in basın toplantısında söylediği sözlerin kendisine ağır geldiğini belirtti.

Barcelona’da top koşturan milli gururumuz Turan, Türkiye A Milli Takım kadrosuna çağırılmaması ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in, konu ile ilgili düzenlediği basın toplantısında söylediği bazı sözlerin kendisine ağır geldiğini ifade eden yıldız futbolcu, “Hiç bir zaman primci ve paracı olmadım. Yüz sene de çağırılmasam milli takıma hizmet ederim. Bazı sözler ağır geldi” dedi.

Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in sorularını yanıtlayan yıldız futbolcunun dikkat çeken açıklamalarından bazıları şöyle;

“TÜRKİYE CUMHURİYETİNE HİZMET EDİYORUM”

“Oldukça girişken ve paylaşımcı bir insanım. Leo Messi’ye Dünya Kupası’nı bile sormuş adamım. Ne yaptın falan diye. Çalışkan bir adamımdır. Gizli profesyonel diyorlar bana. Barça’ya geldiğimden beri pişmanlık yaşamamak için daha düzenli çalışıyorum.”

“EMEĞİNE SONSUZ SAYGIM VAR”

"Öğlen uykusundaydım. Telefon 50 kere çalınca ya öldüm ya da milli takıma çağırılmadım dedim. Futbolun içinde bu tarz şeyler var. Birilerine fatura kesilecekse böyle şeylerle karşılaşabileceksiniz. Konuşmamamın sebebi şu. Ben o takımın kaptanıyım ve ben kaptanken konuşmak bana yakışmaz. Beni kim paracı ve primci yaptıysa hesap soracağım dedim. Bunun arkasındayım. Ben bıraktığımdan sonra futbolculuğumdan çok iyi adam olmak istiyorum. Hiçbir zaman primci ve paracı olmadım. Takım arkadaşlarımı bilgilendirmek amacıyla primi sormak zorundayım.

Biz kimseden prim istemiyoruz ve kimsenin vergisinden bir para almıyoruz. Bizim kazandığımız paralarla o primin lafı bile olmaz. Biz hayatımız boyunca parayla, primle pazarlık yapma, üstüne para isteme filan… Bunlar iftiradır. Hocam çok güzel şeyler söyledi. Benim onlarda çok emeğim var dedi. Emeğine sonsuz saygım var. Ama biz de onun emeğine aslanlar gibi oynayarak karşılık verdik. 6 ay oynamama süreciyle birlikte hocama gittim danıştım Bodrum’a. Ayağımda tendonda yırtık vardı. Barcelona oynamamı istememişti. Ben buna rağmen fedakarlık yapıp oynamak istedim. O tendon ağrısını hala zaman zaman çekiyorum. Biz her şartta ülkesi için fedakarlık yapmış oyuncularız."

“BENİM İÇİN SONSUZ ŞEREF SAHİBİ SADECE ALLAH’TIR”

"Bundan sonra benim ilkelerimde şerefle…'diye geçen bir cümlesi vardı hocanın. Sonsuz şeref sahibi benim gönlümde Allah’tır. Ben hocamızla her zaman iyi ilişkiler kurmuş insanım ama bizim halka özür dilenecek gibi şeyler yapmış gibi göstermek doğru değil. Niyetimde asla kötülük olmamıştır. Günahım Allah’la benim aramdadır, takımımın kötü olmasını isteyecek bir şey yapmam. Biz hocamızın evladıyız, onun nezdinde ülkemize hizmet ettik.

Hiç bir zaman paracı ve primci olmadık. Milli takım bir ailedir, bir şey varsa her zaman içeride oturup konuşmaya hazırız. O futbolculuğu döneminden beri inandığı doğrular için yaşar, ben de öyle. Milli takıma hoca bizi yüz kere bin kere çağırmayabilir, oradaki arkadaşlarımız bizim kardeşlerimiz. Dışarıdan destekleriz. Bir sıkıntı, bir çözüm aranacak bir konu varsa, yüz yüze direkt söylerim. Bazı söylemleri kesinlikle kabul etmiyorum. Kavga her gün olur. Ben gittiğim günden beri kavga var. Biz başarılıyız. 15 maç yenilmeyip Fransa’ya gidip Hırvatistan ve İspanya’ya yenilebilirsin. Biz saha içindeki sorunlara bakalım. Biz bundan dolayı Olimpiyatlar’da madalya kazanamıyoruz. Bundan dolayı Barcelona’da oynayan 1 tane futbolcumuz var. Saha dışı nedir ya?"

“SÖZLERİ ÇOK  AĞIRIMA GİTTİ”

"Ben o formayı 12 yaşından beri şeref ve onurla taşıdım, bundan sonra da taşımazsak şeref ve onur iledir. Hiç konuşmadık Fatih hocayla. Ben hocama söyleyeceğim şeyleri en ufak yaşından beri yüzüne söyledim. Basın toplantısı yaptı. Bu konular hakkında konuşmadım, çünkü milli takımın maçları vardı. Bazı kelimeler ağır geldi biz de 29 yaşına geldik. Herkesin anası, babası evladı var. Bu lafları kimse kaldırmaz. 10 senedir ilk defa milli takıma girmedim. Herkes gitti; çocuklarla antrenman yaptık. Kendi hatalarımdan ders çıkarmaya çalıştım. Yattım yatağa, inandığın doğruları yaptın, için rahat, kötü niyetin yok, o zaman böyle devam et dedim. Ben o formayı hep aşkla giydim. Ben her zaman ülkemizin bayrağına formasına hizmet etmek için geldim. Ben kötü oynayabilirim. Hırvatistan maçı. Kendimi iyi hissetmedim, psikolojik olarak toparlayamadım kendimi oynayamadım. Böyle kariyerimde birçok maç var benim."

 “MESSİ BAŞKA BİR OYUNCU”

"Ne kadar çok pas yaparsan karşındaki rakip o kadar fazla yoruluyor. Bu sistem işi. Zamanla zamanla oyun açılıyor. Her saniyesinde çok pas yaparak, gerekirse 20 kere. Barcelona böyle oynuyor, biz de bu takımın parçası olmak zorundayız. Messi başka bir oyuncu. Bana göre zekasıyla tarihin gelmiş geçmiş en önemli oyuncusu. Egosu tabii ki var ama saha dışında insani egosunu görmedim. Bana saha içinde ve dışında çok yardımcı oldu. Çok zeki biri, yerinde şakalar yapar. Saha içindeki egosunu çok olumlu bir şekilde yansıtmayı biliyor.

Bizde şöyle bir algı var. Neden kaybettik acaba yavaş mı oynadık. Bize 2 kez geldiler. Böyle yenilmek bizim için doğal. Rakibin canını yakmak için daha agresif olabilir. Doğrular skorlara göre asla değişmiyor. Türkiye ile aradaki fark bu. Doğru oyun oynamışsınız, skor olmamış. Futbolun içinde var bu.”

“İYİ OYNARSAK HERKESİ YENERİZ”

"Bizim ülkede böyle bir şey var. Burası Türkiye burada olmaz diyorlar; artık olmalı. Kamp diye bir şey neden var? Ben bu kadar maddi ve manevi değerli bir oyuncu olabiliyorsam ben bunu bir kamp programı ile kaybedecek olabilir miyim? Biz iyi oynarsak, dünyadaki her takımı rahatlıkla yenebiliriz, hiç fark etmez. Barcelona oyuncusu çok kıymetli şehir içinde. Çok iyi ağırlanıyoruz. Hep en iyisini talep ediyorlar. Benim hakkında yansıyanlar arasında geçen sene Türkiye’de yansıyanlar arasında büyük fark var. Oradaki kısacık yazı burada büyütüldü. Kulübe üye olmak istiyorum.

Bu sezona mental, psikolojik ve fizik olarak çok iyi hazırlanmıştım. Önde olunca gole daha yakın oldum. Leo ve Luis ile oynamak büyük bir avantaj. Ben de bu şansları iyi değerlendirdim. Sahada her zaman büyük futbolcu olduğuma inandım ve bunu da yansıttığıma inanıyorum. Neymar geldiğinde ne olur, dünyanın en önemli oyuncusu. Ben de rotasyona gireceğim. Gol atmak ve asist yapmak iyi geliyor insana. Iniesta senede 3-5 gol atıyor, önündeki 40-50 atıyor. Sistemden dolayı bu böyle."

“INIESTA ÇOK DESTEK OLDU”

"İspanyol oyuncular Iniesta önderliğinde bana çok destek oldular o gün. İspanyol taraftarlarına çok teşekkür ediyorum o gün. Bana destek çıktılar. İspanya’da 8-9 kere kupa kazanmışım, yani seremonide Türk bayrağı var. Türkiye’de 2 tane var. Ardalar da geçer Buraklar da geçer, amaç Türkiye’ye hizmet etmek. Adamlığımıza yönelik sözler olursa o zaman üzülürüz; ama çağırılmazsak biz emir kuluyuz, hayal kırıklığı olmaz. Milli takımdan bir kişi telefon açıp olur böyle şeyler evladım diye telefon bile açmadı. Kenardan ucundan bizi arasalardı kötü mü olurdu. İnsanın kendi vicdan rahatlığından daha güzel bir şey olur mu?"

“GALATASARAY KULÜBÜNE ÜYE OLMAK İSTİYORUM”

“Eğer Türkiye’ye döneceksek inşallah Allah bana Galatasaray’a dönmeyi ve ona hizmet etmeyi nasip etsin. Galatasaray kulübüne üye olmak istiyorum, daha olmadım. Bana güven duyup belki böyle bir şey yapabilir kulüp. Lig zor; ama Galatasaraylı olunca objektif olamıyorsun. En iyi futbolu Beşiktaş oynuyor. Kıymet bilelim ya. Eylül ayındayız, Selçuk İnan’ın yaptıkları Eylül ayında eleştirilmesin. Yılda  45-40 maç oynayan oyuncunun performansı tartışılmaz zaten iyi oynuyordur o. Selçuk’a daha kıymetli bakabiliriz; ne olur böyle vefalı yaklaşsak.”

 

Haber: Meltem Yuksel
arda turan barcelona fatih terim milli takım röportaj
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500